01.11.2026
Haberler

NRW'den global mecralara: met[ads] ile 3D reklamcılık dönemi

Dijital açık hava reklamcılığında yaşanan teknolojik gelişmeler; marka ve ürünlerin kamusal alanda sergilenmesi için sürekli yeni imkanlar sunuyor. Düsseldorf merkezli ‘met[ads]’ şirketi; içeriklerin üç boyutlu bir algı yarattığı ve tasarımların farklı dijital reklam mecralarına hedef odaklı olarak uyarlandığı 3D kampanyalar konusunda uzmanlaşmıştır. Bu bağlamda şirket, konsept geliştirme ve renderli 3D tasarımların yanı sıra veri yönetimi ve dijital ekranlardaki teknik yayınına kadar tüm aşamaları tek elden sunmaktadır.

Lukas Flöer, reklam sektöründe geçirdiği uzun yılların ardından Eylül 2023'te met[ads] şirketini kurdu. Dört kişilik çekirdek ekiple yola çıkan girişim, kısa sürede 20 çalışanlı bir şirkete dönüştü. met[ads] bugüne kadar 200'den fazla kampanyayı hayata geçirdi. Üretilen 3D içerikler yalnızca Almanya'daki büyük reklam panolarında gösterilmiyor; met[ads] uzmanlığı uluslararası alanda da yoğun talep görüyor. Önemli bir dönüm noktası ise şirketin kendi 3D içeriklerini tanıtmak amacıyla New York’taki Times Square'de gerçekleştirdiği test gösterimi oldu.

© met[ads]

NRW.Global Business ile yaptığı röportajda, kurucu Lukas Flöer kendi şirketini kurma sürecini ve şirketin gelişim sürecini anlatıyor. Ayrıca, NRW’nin büyümedeki rolünü, met[ads]’in uluslararası pazarlara nasıl açıldığını ve dijital açık hava reklamcılığının geleceğine ilişkin öngörülerini açıklıyor.

met[ads] ile 3D tasarım, veri ve teknolojiyi birleştirerek yaratıcı-teknolojik bir yaklaşım ortaya koyuyorsunuz. Klasik reklam ajanslarından ve açık hava reklamcılarından farklı olarak neyi farklı yapmak istediniz? Bugün iş modelinizin özü nedir?

Şirketi kurmadan önce sektörde dokuz yıl çalıştım. Her sorunun yanıtı hep aynıydı: Daha fazla reklam alanı, daha fazla temas, daha yüksek frekans. "Nasıl?" sorusu üzerine neredeyse hiç konuşulmadı. Ancak akşamları kimse o reklamın içeriğini hatırlamazsa, erişimin hiçbir anlamı yok. Reklamın ilgi çekmesi ve akılda kalması gerekir; bunun için de reklamı, o panonun önünden geçen insanların perspektifinden düşünmelisiniz.

Klasik düzende zincir üç parçaya bölünmüştür: Ajans fikri sunar, bir stüdyo prodüksiyonu üstlenir, açık hava reklamcısı ise alanı sağlar. Her ara kesit zaman ve para kaybettirir, sonuçta ise kaliteden ödün verilir. 3D söz konusu olduğunda bu iş bölümü çalışmaz. Anamorfik bir motifin her bir ekran için yeniden hesaplanması gerekir, çünkü etkiyi belirleyen unsur bakış açısı ve mesafedir. Bu nedenle yaratıcılık ve reklam alanı tek bir elde toplanmalıdır.

İş modelimizin çekirdeğini bu oluşturuyor. Biz; modelleme, dokulandırma, animasyon, her motifin ilgili ekrana uyarlanması ve kendi 3D reklam sunucumuz üzerinden yayına alınması süreçlerini tek başımıza yürütüyoruz. Müşteri bize ister bir TV spotu, ister matbaa ilanı veya sosyal medya içeriği olsun, elindeki materyali gönderiyor; gerisini biz hallediyoruz. Bu durum, sürece dahil olma eşiğini ciddi oranda düşürüyor. Üstelik çok hızlıyız. Onay aşamasından yayına geçişe kadar geçen süre sadece birkaç gün sürüyor. Hedefimiz her zaman aynı kalıyor: Sıkıcı reklamları panolardan kaldırmak istiyoruz.

met[ads] bünyesinde veri, tescilli yazılım çözümleri ve yapay zekâ farklı iş aşamalarında destek sağlıyor. Yeni teknolojiler reklam kampanyalarının geliştirilme sürecini nasıl değiştiriyor ve sizin için insan yaratıcılığı hangi alanlarda vazgeçilmez kalmaya devam ediyor?

Bizim için yapay zekâ, tekdüze rutin işleri üstleniyor. Müşteri materyallerini üçüncü taraf sistemlere aktarmak istemediğimiz için modellerimiz yerel olarak çalışıyor. Bu sayede eskiden aylar süren karmaşık bir 3D reklam spotunu yaklaşık beş günde oluşturabiliyoruz. Sistem, ışık atmosferini ve derinlik etkisini ilgili ekrana otomatik olarak uyarlıyor. Yani burada, ChatGPT ve benzeri platformlardan tanıdığımız, yaygın olarak kullanılan “Üretken Yapay Zekâ” ile değil, tasarımcılarımızın asıl önemli olan konulara odaklanabilmelerini sağlamak için kendi yazılımımızla çalışıyoruz. İkinci unsur ise veriler. Her ekran için yoldan geçenlerin gerçek bakış açısına ihtiyacımız var, aksi takdirde mekânsal etki elde edilemez. 

Teknolojinin başaramadığı şey ise bir fikrin gerçekten işe yarayıp yaramayacağına karar vermektir. Bir 3D ekran, orta seviyedeki bir fikri asla affetmez. İnsanlar ya durur ya da yürümeye devam eder, ikisinin arası yoktur. O bir saniyelik an, tamamen yaratıcı fikre bağlıdır ve bunu hiçbir model üretemez. Bu yüzden 20 kişilik ekibimizin 15'i yaratıcı bölümde çalışıyor. Yapay zekâ onları daha hızlı hale getiriyor, ancak asla onların yerini almayacaktır.

Reklamcılık sektöründeki kariyeriniz NRW’de başladı; met[ads] ile de bu eyalete sadık kaldınız. Kuzey Ren-Vestfalya, yaratıcı ve teknoloji odaklı bir şirketin kurulması ve daha da büyümesi için ne gibi avantajlar sunuyor?

Kariyerim burada başladı. 17 yaşında Frankfurt'taki bir medya ajansında stajyer olarak işe başladım ve kısa süre sonra Düsseldorf'a taşındım. Ardından pazarlama alanına yöneldim. Bu sektörde bir şeyler öğrenmek isteyenler için Ren Nehri kıyısı doğru bir yerdir. Medya ajansları, pazarlama şirketleri, reklam verenler; hepsi birbirine yakın bir alanda yer alıyor. Köln'de Ströer ve RTL, Düsseldorf'ta Vodafone ve Douglas bunlara örnek gösterilebilir. Önemli randevularıma ulaşmam yarım saati geçmiyor.

Buna ek olarak yetenek havuzu da büyük bir avantaj sağlıyor. 3D artistler ve hareket tasarımcıları, yani oyun ve görsel efekt (VFX) dünyasından insanlar arıyoruz. NRW'deki yüksek öğrenim ortamı tam olarak bu profili karşılıyor. 

Yoğun nüfuslu bu metropol bölgenin kendisi bizim test alanımızdır. Ren-Ruhr, Almanya’nın en yoğun nüfuslu bölgesidir. Burada bir alanda faaliyet gösterenler, bir formatın işe yarayıp yaramadığını birkaç gün içinde görebilirler. Konumumuzu değiştirmeden ekibimizi 4 kişiden 20 kişiye büyüttük. Yine de kısa bir süre önce, Medienhafen’da birkaç sokak ötedeki daha büyük bir ofise taşındık.

met[ads] uluslararası pazara açılma adımını çoktan attı ve New York’da Times Square'de bile yer aldı. Almanya'daki ilk projelerden uluslararası reklam alanlarına uzanan süreç nasıl gelişti? Bu süreçte hangi zorlukların üstesinden gelmek zorunda kaldınız ve met[ads]'in uluslararası yolculuğu bir sonraki aşamada nereye uzanacak? 

İlk uluslararası siparişimiz, aynı fikri başka bir pazarda da hayata geçirmek isteyen mevcut bir müşterimiz üzerinden geldi ve bugüne kadar da çoğunlukla bu şekilde ilerliyor. Bu noktada her zaman müşteri taleplerimize uyum sağladık. Bugün artık tasarımlarımız, dünyanın en büyük LED alanlarından biri olan Londra'daki Outernet gibi noktalarda da yayınlanıyor. 

Times Square ise istisnai bir durumdu. Reklam sektöründe çalışmaya başladığımdan beri bunun hayalini kuruyordum. Bu yüzden kendimize orada bir test slotu rezerve ettik ve arkamızda bir müşteri olmadan kendi 3D içeriklerimizi yayınladık. 

Bu süreçte zor olan nadiren yaratıcılık aşamasıdır, asıl zorluk reklam alanlarının kendisidir. Her ekranın kendine has teknik özellikleri ve ayrı onay süreçleri var. Yeni bir pazarda, öncelikle Alman bir sağlayıcıya orada bir reklam alanı satacak birini bulmanız gerekiyor. Bir de finansman konusu var. Yatırımcı sermayesi kullanmadan, bilinçli olarak nakit akışımızla büyüyoruz. Bu durum bizi, pazarları aynı anda değil, sırayla açmaya zorluyor. Nitekim en son 11 ülkede eş zamanlı olarak 3D kampanyalarımız yayındaydı. 

© met[ads]

Son güncelleme: 01.11.2026

Quicklinks

NRW.Global Business Haber Bülteni - Her zaman güncel kalın! Kayıt NRW'yi cazip kılan faktörler İnovasyon konuları Hakkımızda Medya Merkezi