Bilimsel bilgi nasıl başarılı şirketlere dönüşür ve bu süreç nasıl hızlandırılabilir? Essen merkezli BRYCK Startup Alliance, bu soruya somut bir yanıt sunmayı hedefliyor. Girişimin amacı, Ruhr Metropolü’nde Avrupa’nın en büyük Deep-Tech ekosistemlerinden birini oluşturmak. Almanya Federal Hükümeti tarafından desteklenen Startup Factory Girişimi’nin bir parçası olarak, BRYCK Startup Alliance araştırma, sanayi ve sermaye dünyasının kilit aktörlerini bir araya getiriyor. Bölgedeki güçlü iş ortaklık ağları sayesinde, akademik bilginin piyasaya uygun ticari değere sahip teknolojilere dönüştürülmesi için yeni yapılar oluşturuyor.
Kuzey Ren-Vestfalya eyaleti bu konuda ideal koşullar sunuyor: Yoğun bir üniversite ve araştırma ortamı, güçlü bir sanayi altyapısı ve giderek gelişen yatırım ekosistemi, bölgeyi teknoloji odaklı girişimler açısından cazip hale getiriyor. BRYCK Startup Alliance, bu güçleri bir araya getirerek girişim ekiplerini ilk fikir aşamasından ölçeklenme sürecine kadar destekliyor ve böylece inovasyonun ticarileşmesini sistematik bir şekilde hızlandırmayı amaçlıyor.
BRYCK Startup Alliance’ın kurucu ortağı ve Genel Müdürü Christian Lüdtke, NRW.Global Business ile yaptığı röportajda, bu birliğin girişimleri nasıl desteklediğini, Ruhr Metropolü’nün teknoloji odaklı girişimler için bir merkez olarak hangi rolü oynadığını ve bu destek konsorsiyumunun NRW’deki inovasyon ekosistemine nasıl katkı sağladığına dair değerlendirmelerini paylaşıyor.

Sayın Lüdtke, BRYCK Startup Alliance kendisini bir inovasyon ekosistemi modeli olarak konumlandırıyor. Yaklaşımınız klasik Startup destek yapılarından nasıl ayrışıyor?
BRYCK Startup Alliance’ın en temel farkı şu: Biz klasik bir Startup destek programı olarak değil, girişimci bir yapı olarak kurgulandık ve bu doğrultuda hareket ediyoruz. BRYCK, programların yönetildiği bir platformdan ziyade; iş dünyası, bilim ve sermayenin ortak ekonomik çıkarlar doğrultusunda birlikte iş birliği yaptığı bir inovasyon merkezidir. Bu güçlü iş birliği modeli ve net ekonomik bakış açısı, bizim en önemli kaldıraç noktamız. Ruhr Bölgesi’nde aslında başarı için gerekli tüm unsurlar uzun zamandır mevcut; ve fakat şimdiye kadar bu unsurlar birbirleriyle değil, yan yana paralel şekilde hareket ettiler. Bu noktada RAG-Vakfı’nın inisiyatif almasıyla, arkasında sağlam temellere, uzun vadeli bir vizyona ve güçlü kaynaklara sahip önemli bir ortak da bulunuyor. Bu bağlamda bizim yaklaşımımız yeni bir kurum kurmaktan ziyade, mevcut parçalı yapıyı ortadan kaldırarak girişimci dinamiklere sahip, dayanıklı bir inovasyon ekosistemi oluşturmaktır.
Odak alanınız Derin Teknoloji (Deep-Tech) ve bilim temelli (SpinnOff) girişimler. Bu alan Avrupa’nın gelecekteki rekabet gücü açısından neden bu kadar kritik önemde?
Deep-Tech ve bilim temelli SpinnOff şirketler, modern ekonomilerin rekabet gücünün temel belirleyicilerinden biri. Silikon Vadisi’ne baktığımızda, teknolojik liderliğin ekonomik güç dengelerini ne kadar derinden şekillendirdiğini ve Avrupa’nın hangi alanlarda bağımlı hale geldiğini açıkça görebiliyoruz. Gelecekte teknolojik egemenlik, yalnızca inovasyon geliştirmekle değil, bunları ölçeklenebilir şirketlere dönüştürebilme kapasitesiyle belirlenecek. Özellikle Deep-Tech alanında; enerji, su ve kimya gibi kritik sektörlerdeki büyük sanayi problemlerine çözüm üreten teknolojiler geliştiriliyor. Ruhr Bölgesi ise bu açıdan olağanüstü iyi koşullara sahip: Güçlü Sanayi altyapısı, mükemmel bilimsel yetkinlik, üniversiteler ve araştırma kurumlarından gelen yüksek nitelikli insan kaynağı açısından önemli bir yoğunlaşma söz konusu. Buradaki kritik nokta, bu potansiyelin daha fazla girişime dönüşmesini sağlamak. Böylelikle araştırmalardan yeni teknolojiler, şirketler ve istihdam olanakları şeklinde daha hızlı bir ekonomik etki ortaya çıkabilir.
Araştırma fikrinden bir şirketin ölçeklendirilmesine kadar olan süreci hızlandırmak için ne tür somut teklifler ve yapılar sunuyorsunuz?
Burada temel odak noktamız, özellikle erken aşama girişimlerin en çok zorlandığı ve başarısızlığa uğradığı alanlardaki boşlukları kapatmak. Buna finansmana erişim de dahil, çünkü bilim temelli ve teknoloji odaklı girişimler, klasik iş modellerine kıyasla genellikle daha uzun geliştirme süreçlerine ve daha yüksek doğrulama maliyetlerine sahiptir. Bu ihtiyaca yanıt olarak GF BRYCK Ventures çatısı altında bir ‘Pre-Seed Yatırım Fonu’ oluşturduk. Bu Girişim Sermayesi, Almanya ve Avrupa’daki teknoloji odaklı girişimlere erken aşamada yatırım yaparak pazara giriş süreçlerini destekliyor. Ancak finansmanı tek başına ele almıyoruz. Geliştirdiğimiz programlar sayesinde Startup’ları çok erken aşamada sanayi şirketleri, pilot müşteriler, yatırımcılar ve stratejik iş ortaklarıyla bir araya getiriyoruz. Amacımız, araştırmadan endüstriyel uygulamaya giden süreci ölçülebilir şekilde kısaltmaktır.
BRYCK Startup Alliance, özellikle sanayi inovasyonları açısından NRW’nin ekonomik dönüşümüne nasıl katkı sağlayabilir?
BRYCK Startup Alliance, Ruhr Bölgesi için gerçek anlamda bir oyun değiştirici (gamechanger) olacak. Çok iyi bir yoldayız ve Almanya Ekonomi Bakanlığı tarafından ülke genelinde seçilen 10 Startup Factory’den biri olarak seçildik. Buna bağlı olarak oldukça iddialı hedeflerimiz de var: 2030 yılına kadar en az 1.000 girişime (SpinnOfff) rehberlik etmek, 200’den fazla ölçeklenebilir Deep-Tech Startup’ı desteklemek, Startup’lar aracılığıyla 1 milyar avrodan fazla yatırım toplamak istiyoruz. Böylece 15.000’in üzerinde yeni istihdam yaratılması hedefleniyor. Ruhr Bölgesi, sanayi dönüşümü ve teknolojik ileri düzey inovasyonlar açısından model bölgeler arasında yer almaktadır. Bu dönüşümün merkezinde ise araştırma, uygulama ve girişimciliğin güçlü entegrasyonu yer alıyor. Bizim hedefimiz, bu üç alanı daha da yakınlaştırarak kalıcı ve sürdürülebilir inovasyonlar ortaya çıkarmak.